Yildirim misali ask bir kez duser ayni yere
Bazen bir uzuvumuzu siyirir gecer
Kol kopar bacak kopar
Insan hayvaniyiz neticede
Hayatta kalma icgudumuz var
guden bizi hayata
Kalbine dusmusse yildirim
Derin sizilar basgosterebilir amansiz
Iyilesmek olur bazen kaybetmek yildirim oyununda
Kalpler yalniz kalsada dindirilemez sizisi
Bir kerede dusse silinmez izler dustugu yerde, bu da oyunun diger kurali
Ama korkma dedik ya bir kere duser diye, hepimiz kaldik hayatta
Oyle boyle yaslaniyoruz saganak yagisli ve gok gurultulu bir havada
Saclarda aklar kirli banyo aynasi arkasinda bir muhakeme
Derin bir soluktan sonra.
...
Eveet
Once buguyu sil aynadan
Saclari iyice yandan ayir beyazlar gorumesin
Heh tamam hazirim
Neyimiz kaldi saglam
Insan hayvaniyiz ya sag ciktik yine oyundan
Bir coook sukur cekelim
Hadi o zaman nice yaslara diyelim
aktarma
Monday, December 26, 2011
Nice yaslara
Published with Blogger-droid v2.0.2
Thursday, December 22, 2011
Olsun
Sen gulunce dunyam doner
Firildak kalpler
Olsun, sen gul bana yeter
Az sozum var sana
Bir yigin da olsa kalbimde, aklimda
Olsun, bazen dusler de yeter
Kalpler soz dinlemiyor cocuk
Sevgi adres bilmiyor
Olsun, sadece sevmek te guzel
Kahveme seker koymuyorum artik
Zaman eskitiyor aliskanliklari, en ulu asklari
Bir gun elbet durulmayi da bilir gonuller
O zamana kadar gulumse.
Published with Blogger-droid v2.0.2
Wednesday, December 7, 2011
çocuk adama mektup
hey çocuk adam sen var ya sen
sen herkesin aşık olabileceği tiplerdensin
o demek ya dedi çocuk adam alaycı
iyi bir şey mi kötü bir şey mi bu
sustu çocuk kadın kaşları çatıldı gözleri doldu
o da bilmiyordu cevabını
çoktan büyümüş sanıyordu kalbini
ama es-me diyememek gibi rüzgara
çocuk adam sırtlamış götürmüştü o kalbi
hiç farkında olmadan umarsız ve sevdasız
yutkundu kadın ona bir masal gibi anlatabilmeyi diledi
masal gibi aşkların varolabildiğini inandırmayı diledi
küçücük bir köprüyü ona doğru kurabilmeyi diledi
arada sırada bir selam diyebilmeyi diledi
dozu yoktu hayallerinin
bir an evvel büyüyebilmeyi diledi.
sen herkesin aşık olabileceği tiplerdensin
o demek ya dedi çocuk adam alaycı
iyi bir şey mi kötü bir şey mi bu
sustu çocuk kadın kaşları çatıldı gözleri doldu
o da bilmiyordu cevabını
çoktan büyümüş sanıyordu kalbini
ama es-me diyememek gibi rüzgara
çocuk adam sırtlamış götürmüştü o kalbi
hiç farkında olmadan umarsız ve sevdasız
yutkundu kadın ona bir masal gibi anlatabilmeyi diledi
masal gibi aşkların varolabildiğini inandırmayı diledi
küçücük bir köprüyü ona doğru kurabilmeyi diledi
arada sırada bir selam diyebilmeyi diledi
dozu yoktu hayallerinin
bir an evvel büyüyebilmeyi diledi.
Tuesday, September 6, 2011
Sunday, July 24, 2011
Negative Capability

A poem needs understanding through the senses. The point of diving in a lake is not immediately to swim to the shore; it’s to be in the lake, to luxuriate in the sensation of water. You do not work the lake out. It is an experience beyond thought. Poetry soothes and emboldens the soul to accept mystery.
John Keats, from Bright Star
Tuesday, May 17, 2011
dolun ay!
öyle dolu ki bugün!gözümün içine içine doldu.
minibüsten indim,serindi.şalımı dolanmıştım,sabahki güneşten esinlenip entaremi geçirip, yaza dönen bahara selam çakmıştım bugün. bacaklarım cıbıldak olduğu için serinleyen uzuvlarım küçülmeye yeltenmişti.büzüşmüş, yere bakaraktan yürüyordum; varmam gereken caddeye doğru ilerleyen, hafif yokuş sokakta.yol alıyordum ki,kafamı kaldırıverdim.ne mi gördüm?
ne mi gördüm?gördüğüm şey ne?kant demiş ki 'biz gerçeği olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz'.bu cümleyi üsküdara gerçerken kitabımda okudum*
sonra ben yolun göbeğinden yürümeyi tercih ediyorum heb bu sokakta-diyelim;solumda,kaldırımda telefonuyla konuşmakta olan kızcağızı farkettim.aynı minibüsten indik, bildim.içimde taşan, 'gördüğümü paylaşmazsam, orta yerimden çatlarımla olan tartışma' çok kısa sürdü.elbette söyleyecektim habibim:hem ay baksana gerçekmiydi bu?ay bak gerçeğim güzelsin,bak da güzelleşelim mi?sen de baksana, dedim: bak!
baktık, güzelliğini birkaç kez andık sesli,nidalarla tamamlayıp, cilaladık.sonra, solda ki yol ayrımında gitmeliydi ay yoldaşı,birlikte 10sn yol almıştık.teşekkür etti:söylemesen görmeden gidecektim!
bir huşu kuşu aramızda pırpırlanıp ikimizi seyretti.iyiakşamlarlaştık.
sümüklerimi çektim.serin, hava serin.ceb telefonumla fotorafını mahsuscuktan çektim.aciz çabaları,aczimi sevdim.pixellere sığmadın.seni sevdim ay,böyle kocaman doğuşların ve güneşin rengini çalan, bize yakın sıcak ışığını görünce duyduğum heyecan!
yukarı doğru yol alıp ufalacaksın rengin inci gibi olacak; hadi bakalım kolay gelsin.
zaten herşey yapması gerekeni yapıyordu.âh.
işte böyle.
minibüsten indim,serindi.şalımı dolanmıştım,sabahki güneşten esinlenip entaremi geçirip, yaza dönen bahara selam çakmıştım bugün. bacaklarım cıbıldak olduğu için serinleyen uzuvlarım küçülmeye yeltenmişti.büzüşmüş, yere bakaraktan yürüyordum; varmam gereken caddeye doğru ilerleyen, hafif yokuş sokakta.yol alıyordum ki,kafamı kaldırıverdim.ne mi gördüm?
ne mi gördüm?gördüğüm şey ne?kant demiş ki 'biz gerçeği olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz'.bu cümleyi üsküdara gerçerken kitabımda okudum*
sonra ben yolun göbeğinden yürümeyi tercih ediyorum heb bu sokakta-diyelim;solumda,kaldırımda telefonuyla konuşmakta olan kızcağızı farkettim.aynı minibüsten indik, bildim.içimde taşan, 'gördüğümü paylaşmazsam, orta yerimden çatlarımla olan tartışma' çok kısa sürdü.elbette söyleyecektim habibim:hem ay baksana gerçekmiydi bu?ay bak gerçeğim güzelsin,bak da güzelleşelim mi?sen de baksana, dedim: bak!
baktık, güzelliğini birkaç kez andık sesli,nidalarla tamamlayıp, cilaladık.sonra, solda ki yol ayrımında gitmeliydi ay yoldaşı,birlikte 10sn yol almıştık.teşekkür etti:söylemesen görmeden gidecektim!
bir huşu kuşu aramızda pırpırlanıp ikimizi seyretti.iyiakşamlarlaştık.
sümüklerimi çektim.serin, hava serin.ceb telefonumla fotorafını mahsuscuktan çektim.aciz çabaları,aczimi sevdim.pixellere sığmadın.seni sevdim ay,böyle kocaman doğuşların ve güneşin rengini çalan, bize yakın sıcak ışığını görünce duyduğum heyecan!
yukarı doğru yol alıp ufalacaksın rengin inci gibi olacak; hadi bakalım kolay gelsin.
zaten herşey yapması gerekeni yapıyordu.âh.
işte böyle.
Subscribe to:
Posts (Atom)