Friday, September 3, 2010

güney-leylül

solda güneş yükseliyordu;
güneye giderken.
gitmelere doymam; ama bilirim ki
'gerçek yolculuk geri dönüştür' Ursula Leguin.

Yıllık göç takvimi geldi; eylül ah leylül

Yıldız toplayıp,
Tuzlu sulara asılacağım;
Sonra
Göğün böğründe yükselen tepeler var,
Yaslanmak mümkün.
Ciğerlerimde nefesi körükleyeceğim
Rüzgarlar da dalgalarının koynunda nasıl olsa;
Ayaklarımı kumla seviştirebilirim.

canımiçi;

alın bakalım sulu boya:


unutma beni' çiçeği nam-ı diger forget me not.
mırg.

Wednesday, September 1, 2010

mutlak sifir

konusmayi ozlemek
bir sicak gulumseme ile icten bir sohbeti
suratlarina bakarken guldugum ama kalbimde bir sicaklik hissetmedigim insanlarla vakit gecirmek bazen..
vaktin bosa gitmesi mi
yoksa yeni bir deneyim mi
kimi zaman cogu zaman..
zamansizlik..
gaddar olmamak da lazim tabi,
cok yakin olup saatlerce konustugum arkadaslarim da var hakkaten,
ama bazen bencil ve doyumsuz olabiliyor insan
tatminsiz olmasi kisinin..
daha fazla iletisim istemek yakindakilerle..
daha fazladan kasit derinlik aslinda
derinlik derken soguk okyanusun dibindeki mercan kayaliklarda sicak sarap icmek kadar derinlik
sicaklik
ne zaman onemli oldu ki yapilan muhabbetlerin sayisi
?
sifir olmadigi muddetce belki de
mutlak sifir