Tuesday, October 19, 2010

yeniden tasarla bizi


beni yuvamdan aldı ve uzak bir yere bıraktı. şimdi seninle burada hatırlama oyunu oynayacağız; bakalım aslına dair ne hatırlıyorsun, diyecekti. a ben böyle güzelim ama; çünkü sen çok güzelsin dediğimi hatırlıyorum. uyandığımda gitmiş gibiydi. sonra ben sana aslında çok yakınım aslına dön dediğini işittim bir başka dilde. ama beni yuvamdan alıb buraya getiren sendin. buraya kendi başıma gelmedim. ben seni asla bırakmadım bak daha önce şöyle şöyle oldu diyorsun gökten. seni hergün otobüslere binip bütün sahil şeridini dolaşarak ya da orada bir yerlerde arıyorum. içimde, dışımda, baktığım ve henüz bakmadığım heryerdesin, biliyorum. yoksa bilmemem mi gerekiyor. orda olduğunu bilip aramak da neyin nesi oluyor; yokmuşsun gibi seni arayıp sonra bulunca en çok sana kim benzeyecek ki. sana inanmam için cümleye nefes alıp başlıyorum da hiçbir etimolog yanaşmıyor adımın tarihine.

beni, seni hatırlamak zorunda bırakma. burada hiçbir fâniyle konuşmuyorum.çünkü acı söyleyeceğim. fıtratımı fenâ üzerine sen böyle yaratmışsın. böyle tasarlamışsın. selâm.

değişime olan inancım, dönüşüme olan inancım canım.senli benliyiz yaradanım,kim girebilir ki aramıza.
'içinden süzmeden kendini sağlayanlardan koru onu yaradanı, onu sahtelerden koru'
en çok incirde bulsam seni.yemelerin en güzeli.incirler olmadan dönmeyeyim geri.

No comments:

Post a Comment