Monday, March 16, 2009

boncuk gezegen, merhaba

Bir bulut bir ağaca takılıyordu.Sebepleniyordu yağmurla gelen koku.
Bir kuş buluta yaslanıyor, bir apartmanın 7. katının taşıdığı çatıya konuyordu.
Oturma odasında kırmızı bir leğene doluyordu gök.
Çaydanlık tütüyordu mutfakta.
Bir meydan bakıyordu oturma odasına doğru.
İzliyordu bir bank fanileri.İnsan nasıl oluyordu?
Bir çocuk selpak satıyordu ısrarcı.
Yerini bulamıyordu bir evsiz, sokakları kucaklıyordu.
Orantısız güç kullanımı diye yazıyordu gazetenin birinde.
Rüyalar sayıklayıp duruyordu uyanmaları.
Bir kadının kirpiği, sol yanağına düşüyordu sahafın birinde bir pasajda.
Bir kitap gelişine güzel kadının elini tutuyordu, kokluyordu.
Bir an meselesiydi kayan bir yıldızın kuyruğu.
Dükkan sahibi biliyordu da 'bir dilek tut!' diyemiyordu.
Paranın üzerini uzatırken bir dileği uğurluyordu.
Para küfrediyordu yüzkarası varlığına.
Bir baba elleri arkasında bağlı, yürüyordu aheste.
Bir çocuk neşesi koşup yakalıyordu başparmağını babanın.
Bir kadın oluyordu sonrasında.
Öpüyordu bir adamı boynundan boynundan!
Ağzına lokumları tıkan arsız bir bayram çocuğu gibi pudra şekeri kokuyordu.
Sevdalanıyordu bir kayık denizin dibine.
Açılıyordu yüzeylerinde.Güneş ışıyordu, ay ışıyordu.
Bakışıyorlardı uzaydan, aynalardan.
Dünya ne çok seviliyordu!
Boncuk gezegen diziyordu ruhları.Dönüyordu.
Dünya evine giriyordu bir can,
Acilde kasıklarında gökgürültüleriyle bağırırken bir kadın.
Şuursuzun biri kalem kağıt debeleniyordu.
Kalpleri birbirine teğellemek istiyordu içinde bir kitap.
aysegul dost


henri cartier bresson.

No comments:

Post a Comment