Babanem yatak odasına giriyor, gıcırdayan ağaç kapıdan, peşisıra ben eşiği atlıyorum.
Eşiğe ayaklarımı vurup söyleniyorumdum ilk zamanlar.
Döşeğin ucuna oturuyor babanem.Başının bağını bozuyor.Doladığı uzun zayıf saçları sırtına süzülüyor..
Döşeği yüksek, boyumca kolum üzerinden yaslanmış onu izliyorum.
Kına kızılı içime işliyor.
Saçlarıma bakıyorum.Kestanenin koyusunu görüyorum.
Babanem saçlarımı okşuyor, 'oy kurban olurum saçlarına!'.
Ellerime parmaklarıma kına yakılıyor, avuntu kınası.Gece heyecandan uykum kaçıyor.Ellerim bağlı, tatlı tatlı kaşınıyor.
Kına kızılına sabırsızlığım.Babanem ve kına kızılı saçları uyuyor.
Sabah oluyor, bildiğimiz sabahlardan değil.Gerçek sabah...Güneş çil, serinlik çiğ.Dünya uyanıyor.
Babanem doluyor uzun zayıf saçlarını, başını bağlıyor.
Yıkanıyor ellerim.Yeşil kurusu akıyor kınanın.Ellerim kınalı.Aklım yemyeşil...
Fındıklar bekliyor bahçeler boyu.
Babanem dalı eğiyor, tepelere uzanıyor elleri.Ben eteklerinden uzanıyorum.
Özlüyorum.

ayşegül dost
gerçek sabahlara hasret ama aklımız hala yemyeşil...
ReplyDeleteheidi:)
ReplyDeletekaradeniz turuna katılalım! çok ucuzlamış
ReplyDelete